Arka Planı Göster/Gizle
HATTUŞAŞ YAZILIKAYA VE ŞEHZADE SANCAĞI AMASYA | Raporu

POYRAZINIZ HEP SEVGİYLE ESSİN VE ROTANIZ HEP MUTLULUK OLSUN

Yine kendi sığ sularında yüzerken bi gün ben, her güne hayatının en güzel günü olması için şans ver diye bi cümle okudum ve çalışan biri olarak o gün, her güne olmasa da en azından hafta sonlarıma bu şansı verme kararı aldım...

Şanslıydım ve piyangodan çıkma bi gezi programı geldi önüme, beni işiten biri olduğunu biliyordum, beni hiç bi zaman şaşırtmamıştı zaten (Tşk ederim :) )…

Ve iple çekilen o hafta sonu gelimşti. İtina ile tüm hazırlıklar yapıldı ve bana yeni ufuklar ve yeni bi dünya açacak otobüs durağa yanaştı...

Bi heyacanla oturdum benim için ayrılmış koltuğa...

Dağın öte yüzü güneşe bakıyormuş çocuklar. De hadi davranın, güneşle sohbetimiz var, geç kalmayalım dedik ve YAŞAR KEMAL dizeleriyle koyulduk, yuva sıcaklığında, huzur dolu aile ortamını bulduğum otobüsümüzle yollara...

Ve tekerlekler döndü...

İstikamet çorum :)

Gönül tavında demlenmiş çaylar ikram edildi otobüste birbirimize sevgiyle yoğrulmuş yada sevgi katılmış ikramlıklar...

Ekipteki o güzel yürerekler sayesinde o up uzun yol komşu kapısı kadar kısa geldi bana…

Ve saatler sonra ulaştık gideceğimiz yere. Hititler karşladı ilk önce bizi tüm şaşasıyla...

Tarih kokuyordu her yer...

Hattuşaş antik kenti gezdik öncelikle...

Kral yolları, kralın geçtiği kapılar bu kez ekibimiz için hazırlanmıştı sanki tam bi kral edasıyla gezdik aşağı ve yukarı şehri...

Surları aşmanın müthiş hayacanı :)

Tarihin mistik kokulu odalarında dolaşmanın keyfini iliklerimde yaşadım, laf aramızda o tarihde yaşıyormuş gibi hissettim o an kendimi. Bunun yanı sıra HATTİ yada HEPAT bizim için doğayı özenle hazırlamıştı sanki. Doğa kucak açmış bize tüm yeşilini giyinmiş çiçekten taç takmıştı adeta saçlarına…

Büyük bi merakla gezdik Yazılıkaya'yı ekiple fotoğraf çekilmeyi de ihmal etmedik tabi…

Eee saat iyice ilerledi ve geldi öğlen vakti ziller çalmaya başlamıştı karınlamızda...

Sabırsızlıkla serbest zamanımızda yemek için mekan ararken fırsattan istifade küçükten çorum merkezi de gezmiş olduk...

Duyduk ki islim kebabını güzel yapan bi yer varmış bütün bi ekip el birliğiyle arayıp bulduk tabii söz konusu yemek olunca :)….

Bundan sonrasını geçiyorum, sonuca geleyim şiddetle tavsiye ederim yolunuz düşerse mutlaka sizde uğramalısınız!! Yemek sonrası Çorum Müzesi, ama tabi ki öncesinde leblebi alışverişi Çoruma gelip de leblebisiz gidilir mi hiç dimi...

Büyük bi hayret ve gayretle gezdiğimiz müze sonrasında buraya gelmişken aşıkların sevdasına biz de şahitlik edelim dedik ve Ferhat ve Şirinin memleketi olan Amasyaya geçtik...

Artık yorulmuştuk ve dinlenme vakti gelmişti...

Eee onca geziden sonrasında da biraz da dinlenmeyi hak etmiştik dimii. Gerçi Amasyanın şaşaşını görüp kendini onda kaybetmemek zordu ama en azından bi kaç saatliğine bu konuda kendimizi tuttuk :) Bikaç saat oda da dinlendikten sonra ekiple akşam yemeği ve sonrasında ırmak kenarında gezi keyfi...

 

Gündüzü ayrı gecesi ayrı Amasyanın sanki bi rüya şehri...

Farklı renk ışıklarla süslenmiş evler, Yeşilırmağın verdiği huzur!! İşte o an anladım ki şairin dediği gibi uçmak için kuş olmaya gerek yokmuş...

Küçük sevinçler, değişik yerlerde yetiyormuş insana...

İşte bu mutluluğu da bi gün tekrardan hatırlamak adına belgelendirmek gerekiyordu ve bolca fotoğrafladım o anları ve anılarımı…

Rengarenk kapılardan ibarettir yaşam derlerdi ya hani benim rengim bugün de maviydi :) Tüm anıları belgelendirip sandığımıza takrar hatırılamak adına atıp sakladıktan sonra Amasyaya gece bir de tepeden bakalım dedik ve şehrin yüksek yerine kuş yuvaları gibi kondurulmuş kafelerden birine gittik...

Aaaa bi baktıkıki diğer ekip üyelerimiz de orda :) Güzel sohbet ve semaverde çay keyfi ile Amasya'ya tepeden bakmak ayrı bi haz, ayrı bi tefekkür hali mutlaka siz de deneyimlemelisiniz. Orda bi kez daha farkına vardım ki hayat; uzun gibi görünen kısa bir yolculuk, yaklaşmak için adım atmamız lazım ve sandığımız kadar da çok vaktimiz yok o yüzden yaşama her gün bi adım daha atmalı korkmamalı!! Bu halde geceye doymak mümkün değildi ama sabah erken kalkmak adına artık otele gidilmeliydi...

Otel demişken birazcık ondan da bahsetmek isterim. Eski taş bi konağın restore ederek otel haline getirmiş işletme. Küçük şirin odaları ve her odanın kapısı bi avluya açılıyor. Ertesi sabah kahvaltımızı ekiple birlikte burada yaptık açık hava olması ayrıca güzel düşünülmüş bir ayrıntı...

Eveeetttttt şimdi sıra aşıkları ziyarete geldi dağ delen Ferhat için otobüse binip tekerlekleri Ferhat ve şirin müzesine çevirdik…

Var mı beni içinizde tanıyan?
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim!
Kalmasa da şöhretimi duymayan,
Kimliği tarif etmek zor benim….

Ne güzel söylemiş CEMAL SAFİ…

Aşk tarifi zor belki ama güzel sergilenmiş müzede kısaca aşk denilen duygu...

Ben sadece Ferhat ve şirini beklerken tüm aşıklar orda toplanmş..

Aşk...

Aşk…

Aşk…

"bu dünya azdır, bu dünya geçicidir, bizden kalan bir dokunuş, bizden kalan bir bakış''
N. Kabbani

İşte bize de onlardan kalan güzel ve hüzünlü bi sonla biten hikayerinin sergisi…

Burdan anladığım aşk kendi sadetini bir başkasına feda etmekmiş...

Ne kadar doğruymuş….????

Bu hüzünlü hikaye sonrası gökyüzü ve bulutlar bizle aynı duyguları paylaşacak olacak ki bi duygu patlaması yaşayıp gözyaşını tutamadı ve Amasya semaları biz ordayken bir daha hüzünle biten aşıkların aşk hikayelerine ağladı….

Gecesi, gündüzü, yağmuru derken bi rüya gibiydin Amasya...

İyi ki gelip görmüşüm seni!! Evet maalesef veda vakti Amasya bizim ekibi çok sevmiş olmalı ki tekrardan ona dönelim diye yağmurlarla arkamızdan su dökerek uğurladı bizi…

Hikayeler, fıkralar, şiirler ve şarkılarla uzun yolumuzu kısa ettik hep beraber…

Üstad, Cemal Süreyya, "Güzel hayat isteyenler, güzel insanlar biriktirsin" der ya hani, gönül hazinem tüm ekip sayesinde bi kat daha zenginleşti benim siz beni aileye kabul eder misiniz bilemem ama ben ailenin bi üyesi saydım kendimi...

İyi ki yolum kesişti sizlerle...

Hepinizin sevgi dolu yürekleri için tşkler, sevgi ve minnetle. Ha bu arada en büyük minnet ve teşekkür tabii ki sizleri tanımama vesile olan Naciye Alan, Sevda Yeşilkaya Ve Nesrinfelekoğluna :)

Poyrazınız hep sevgiyle essin ve rotanız hep mutluluk olsun :) ....

SEVGİLER..

Reklam Alanı

ANS Dizayn internet hizmetleri
Copyright 2013, POYRAZ Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü ©    Versiyon 2.0
Soru Sor
konteyner Bizi Google+'da bulun