Arka Planı Göster/Gizle
ZONGULDAK GÖKGÖL MAĞARASI YENİCE ORMANI | Raporu

ACEMİ KAMPÇI ZONGULDAK GÖKÇEBEY'DE

Cumartesi sabahı yedide bir heves aracımıza bindik.

Heyecanlıyım çünkü; ilk defa kamp yapacağım ve çadırda kalacağım.

Açık havada uzanıp yıldızları seyredeceğim.

Kasvetli bulutlar henüz hava tam aydınlanmadığından mı dağılmadı yoksa havanın bize kötü bir sürprizi mi var?

Hedef Zonguldak Gökçebey.

Onbeş kişilik ekip heyecanla araçta yerimizi aldık ve yolculuk başladı. Öğlen üzeri Hacımusa köyüne vardık. Bahçeden domates, biber, haşlanmış patates ve sıcacık çay bizi bekliyor. Yağmur iki üç saattir bizimle.

Bahçedeki çardakta tazecik sebzelerle karnımızı doyurduktan sonra köyde Herkeme mahallesinde restore edilmiş, ahşap köy konukevinin ilk misafirleri olmak üzere kapının kilidini çevirdik. Eşyalarımızı bıraktıktan sonra yağmurla beraber yürüyüşe çıktık. Saat beşte çıktığımız kısa yürüyüşümüzden saat yedi buçukta sırılsıklam olmuş vaziyette döndük.

Şikayetçi miyiz hayır :)

Yaramaz çocuklar gibi şen konukevine döndük. Hem bize ıslandığımız için kızacak annelerimiz de yok şimdi. Yetişkin olmanın konforu bu olsa gerek...

Dönüşte akşam yemeği ve konukevinin salonunda Emre'nin müzik ziyafeti. Vakit gece yarısına vardığında şehir gürültüsünden uzak keyifli dinlendirici  bir uyku.

Pazar sabahı...

Yaşasın bulutlar dağıldı. Önceki gün dağların zirvesinden sarkan bulutlar ortalarda yok. Uzun bir kahvaltıdan sonra grup; zirveye çıkacaklar ve köy civarında dolaşmak isteyenler olarak ikiye ayrıldık.

Biz zor yolu; zirveye çıkmayı deneyeceğiz.

Önceki gün yağan yağmurlar yolda erozyona sebep olmuş. Dikenli tellerden birkaç kez atlayarak dik yamaçları tırmanarak zorlu bir yarım saatten sonra güzergahımıza girebildik.

Zaman zaman ağaçların gölgesinde zaman zaman orman güllerinin çalıların arasında ilerleyerek kayaların üzerindeki bayrak tepesine ulaştık. Keskin bir uçurumun kenarında direkte dalgalanan bayrağımız ve harika manzarada grup fotoğrafımızı çektirdik.

Sonraki hedef uçak tepe zirvesi.

Yine dik tırmanışlar, çalılardan geçişler ama arada sürpriz bir şekilde bizi sevindiren böğürtlen tarlaları. Ömrümde bu kadar bol böğürtleni bir arada görmedim ve tabii ki bu kadar çok böğürtlen yemedim.

Orta zorlukta bir tırmanıştan sonra uçak tepesine vardık. Burada bir de gözetleme kulubesi var. Şu an yarı yıkılmış bu kulübe, zamanında birçok sevgilinin kavuşmasında rol oynamış meğerse.

Kulubedeki görevli yaşlı amca, birbirini seven ama aileleri yüzünden kavuşamayıp beraber kaçan bir çok genci burada misafir etmiş. Bir hafta on gün sonra ailelerin siniri geçince bir süre yaşlı amcaya arkadaşlık eden, burada saklanan  gençler; aileleriyle barışmak el öpmek üzere köylerine dönüyormuş. Uçak tepesi tüm vadiye hakim bir tepede olduğundan bir süre vadiyi izledik ve inişe geçtik.

Dönüş her zaman kısadır derler. Öyle...

Zevkli ve yine bol böğürtlenli inişimiz çıkışa göre daha kısa sürdü ve üç gibi konukevimize döndük. Çayımızla ufak bir atıştırmadan sonra saat dörtte dönüşe geçtik.

Evet acemi kampçı kamp yapamadı ama Batı Karadeniz'de çok güzel bir hafta sonu geçirdi.

Hem zaten güzel olan da bu değil mi: Doğa  bize ne sunarsa kabul edip keyfini çıkarmak?

Reklam Alanı

ANS Dizayn internet hizmetleri
Copyright 2013, POYRAZ Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü ©    Versiyon 2.0
Soru Sor
konteyner Bizi Google+'da bulun